Monaco prensesi Grace Kelly, güllere olan düşkünlüğünü hayatın içine taşıdığı Gül Balosu’yla kendi zarafetini ve güllerin pembeliğini ekleyerek 1964’ten günümüze uzanan bir geleneğin de temsilcisi oldu.

Time Dergisi, 1966 yılının Nisan sayısında Londra’yı “swinging city” ismiyle kapağına taşıyarak Carnaby Sokağı’nda başlayan optimizm, hedonizm ve kültürel devrimin bir arada harmanlandığı bir akımı da yüksek sesle telaffuz etmiş oldu.İngiliz modacı Mary Quant’ın mini eteği keşfetmesi, Mini Cooper’ların Londra sokaklarında taksi olarak gezmesi, The Beatles, Rolling Stones, Cream, The Kinks, Pink Floyd etkisiyle “zeki” ve “derin” insanların müziği “psychedelic rock” ın çıkışı, Jimi Hendrix’in ikonlaşması, model Jean Shrimpton’un parlayan yıldızı, “Swinging Radio England” ın kurulması ve 1966 yapımı Blow-Up ve Alfie filmleri, Londra’yı 360 derecelik görüşe sahip olduğunuz bir “swinging city” haline getirdi.
1960’ların Londra’sı bir zaman tüneline girdi ve 24 Mart 2012 gecesi Monte-Carlo Le Sporting Kulübü’nün Yıldızlar Salonu’nda düzenlenen “Gül Balosu”nda yeniden hayat buldu. İlki1964 yılında düzenlenen Gül Balosu, “Swinging London” konseptiyle adeta kendi geçmişine de bir gönderme yapıyordu. … yazının devamı























